Sağlık

Tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15’i meme kanseri

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin
Erken tanı meme kanserinde hayat kurtarıyor
DoktorTakvimi uzmanlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, meme kanserinde erken teşhisin yaşam süresini uzattığını belirterek, her kadının düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.Meme kanserinin, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan tümoral hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, “Hastalık genellikle süt kanallarında, süt bezlerinde başlar. Tanı süreci genel cerrahi uzmanları tarafından yürütülür ve genellikle ultrason ile mamografi sonuçlarına dayanır. Radyologlar, genel cerrahlar ve patologların değerlendirmeleriyle tanı koyulur. Sonrasında radyasyon onkologları ve medikal onkologlar tedavi sürecinde devreye girer. Meme kanserinin en önemli belirtisi memede hissedilen kitledir. Meme başı akıntısı meme başında çekilme, memede kızarıklık kanserin belirtileridir” diyor.
Meme kanserinde risk faktörlerine de değinen Yılmaz, “Genetik faktörler ve BRCA gen mutasyonları, hastalığın en önemli nedenleri arasındadır. Bunun yanı sıra obezite, alkol ve sigara kullanımı, toksin yükü ve sağlıksız beslenme de riski artırır. Sağlıklı beslenmek ve bağımlılıklardan uzak durmak, bu riski azaltmada önemli rol oynar” ifadelerini kullanıyor.
Kadınlarda en sık görülen kanser türü
Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu ve erkeklerde de görülebildiğini belirten Yılmaz, “Her 100 meme kanseri vakasının 4’ü erkektir. Kadınlarda genellikle 40 yaşından sonra, erkeklerde ise 60 yaş üzerinde ortaya çıkar. Tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15’ini meme kanseri oluşturur” diyor. Erkeklerde de memede kitle hissiyle başlayan vakalara dikkat çeken Yılmaz, “Erkeklerde genellikle memede fark edilen kitle biyopsiyle değerlendirilir ve tanı konur” diye ekliyor.
Ailesinde genetik öykü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli
Erken teşhisin önemine vurgu yapan DoktorTakvimi uzmanlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, “Meme kanseri 40 yaşından sonra daha sık görülse de genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Erken yaşta gelişen meme kanseri genellikle daha hızlı seyreder. Ailesinde genetik öykü bulunan bireylerin daha sık takibe alınması gerekir. Memedeki ultrason bulgularına göre kontrol sıklığı 6 ay ile 1 yıl arasında değişebilir. Fibrokistik meme yapısına sahip bireylerde kontroller daha sık yapılmalıdır. Her kitle kanser değildir ancak kitle olmadan da kanser gelişebilir. Bu duruma ‘gizli’, yani okült kanser diyoruz” şeklinde konuşuyor.
Kendi kendine düzenli muayene önemli
Kendi kendine muayenenin önemine de dikkat çeken Op. Dr. Yılmaz, “Her kadının düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapması gerekir. Muayene, meme başı çevresinden başlayarak meme dokusuna kadar dairesel hareketlerle elle yapılmalıdır. Hassasiyet ya da kitle hissedildiğinde, vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır” önerisinde bulunuyor.
Taramalarda kullanılan yöntemler hakkında bilgi veren Yılmaz, “Meme kanseri taramalarında en sık ultrason kullanılır. 40 yaşından sonra mamografi kontrollerine başlanmalıdır. Bunun yanı sıra meme MR’ı ve kan tahlillerinde CA 15-3 değerine de bakılır. En önemlisi, kitlenin varlığında iğne aspirasyon biyopsisi, insizyonel veya eksizyonel biyopsiyle takip yapılmasıdır” diyor.
Kontrollü ve düzenli değerlendirmeler, erken tanıyı kolaylaştırır
Mamografinin radyasyon dozu konusunda toplumda yanlış inanışlar olduğuna da değinen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, “40 yaşından önce mamografiye genellikle gerek olmadığını düşünüyorum. En önemlisi, kişinin kendisini düzenli olarak takip eden bir hekimle çalışmasıdır. İyi bir cerrah, olası meme kanseri vakalarının yüzde 95’ini klinik muayeneyle değerlendirir; kalan yüzde 5’i ise tetkiklerle netleştirir. Kontrollü ve düzenli değerlendirmeler, erken tanıyı kolaylaştırır” şeklinde konuşuyor.
Meme kanseri şüphesi bulunan hastalarda tanı ve tedavi sürecini de anlatan Yılmaz, “Memede ele gelen bir kitle varsa, iğne aspirasyon biyopsisiyle şüpheli lezyondan örnek alınır ve patoloji sonucuna göre takip planlanır. Tedavi yaklaşımı hastalığın evresine göre değişir. En önemli adım, cerrahi olarak şüpheli lezyonun çıkarılmasıdır. Evre 4 hastalarda uzak metastaz görüldüğünde akıllı ilaçlar, radyoterapi ve kemoterapiyle yaşam süresi uzatılabilir. Ancak temel amaç, hastalık bu aşamaya gelmeden tümörün cerrahi olarak ortadan kaldırılmasıdır. Uygun vakalarda meme koruyucu ameliyatlar tercih edilir ancak 2,5 cm’yi geçmiş lezyonlarda tümörün bulunduğu bölgeye göre cerrahi ameliyat planlanır” diyor.
💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15’i meme kanseri

Tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15’i meme kanseri
Erken tanı meme kanserinde hayat kurtarıyor
DoktorTakvimi uzmanlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, meme kanserinde erken teşhisin yaşam süresini uzattığını belirterek, her kadının düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.Meme kanserinin, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan tümoral hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, “Hastalık genellikle süt kanallarında, süt bezlerinde başlar. Tanı süreci genel cerrahi uzmanları tarafından yürütülür ve genellikle ultrason ile mamografi sonuçlarına dayanır. Radyologlar, genel cerrahlar ve patologların değerlendirmeleriyle tanı koyulur. Sonrasında radyasyon onkologları ve medikal onkologlar tedavi sürecinde devreye girer. Meme kanserinin en önemli belirtisi memede hissedilen kitledir. Meme başı akıntısı meme başında çekilme, memede kızarıklık kanserin belirtileridir” diyor.
Meme kanserinde risk faktörlerine de değinen Yılmaz, “Genetik faktörler ve BRCA gen mutasyonları, hastalığın en önemli nedenleri arasındadır. Bunun yanı sıra obezite, alkol ve sigara kullanımı, toksin yükü ve sağlıksız beslenme de riski artırır. Sağlıklı beslenmek ve bağımlılıklardan uzak durmak, bu riski azaltmada önemli rol oynar” ifadelerini kullanıyor.
Kadınlarda en sık görülen kanser türü
Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu ve erkeklerde de görülebildiğini belirten Yılmaz, “Her 100 meme kanseri vakasının 4’ü erkektir. Kadınlarda genellikle 40 yaşından sonra, erkeklerde ise 60 yaş üzerinde ortaya çıkar. Tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15’ini meme kanseri oluşturur” diyor. Erkeklerde de memede kitle hissiyle başlayan vakalara dikkat çeken Yılmaz, “Erkeklerde genellikle memede fark edilen kitle biyopsiyle değerlendirilir ve tanı konur” diye ekliyor.
Ailesinde genetik öykü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli
Erken teşhisin önemine vurgu yapan DoktorTakvimi uzmanlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, “Meme kanseri 40 yaşından sonra daha sık görülse de genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Erken yaşta gelişen meme kanseri genellikle daha hızlı seyreder. Ailesinde genetik öykü bulunan bireylerin daha sık takibe alınması gerekir. Memedeki ultrason bulgularına göre kontrol sıklığı 6 ay ile 1 yıl arasında değişebilir. Fibrokistik meme yapısına sahip bireylerde kontroller daha sık yapılmalıdır. Her kitle kanser değildir ancak kitle olmadan da kanser gelişebilir. Bu duruma ‘gizli’, yani okült kanser diyoruz” şeklinde konuşuyor.
Kendi kendine düzenli muayene önemli
Kendi kendine muayenenin önemine de dikkat çeken Op. Dr. Yılmaz, “Her kadının düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapması gerekir. Muayene, meme başı çevresinden başlayarak meme dokusuna kadar dairesel hareketlerle elle yapılmalıdır. Hassasiyet ya da kitle hissedildiğinde, vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır” önerisinde bulunuyor.
Taramalarda kullanılan yöntemler hakkında bilgi veren Yılmaz, “Meme kanseri taramalarında en sık ultrason kullanılır. 40 yaşından sonra mamografi kontrollerine başlanmalıdır. Bunun yanı sıra meme MR’ı ve kan tahlillerinde CA 15-3 değerine de bakılır. En önemlisi, kitlenin varlığında iğne aspirasyon biyopsisi, insizyonel veya eksizyonel biyopsiyle takip yapılmasıdır” diyor.
Kontrollü ve düzenli değerlendirmeler, erken tanıyı kolaylaştırır
Mamografinin radyasyon dozu konusunda toplumda yanlış inanışlar olduğuna da değinen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Asil Yılmaz, “40 yaşından önce mamografiye genellikle gerek olmadığını düşünüyorum. En önemlisi, kişinin kendisini düzenli olarak takip eden bir hekimle çalışmasıdır. İyi bir cerrah, olası meme kanseri vakalarının yüzde 95’ini klinik muayeneyle değerlendirir; kalan yüzde 5’i ise tetkiklerle netleştirir. Kontrollü ve düzenli değerlendirmeler, erken tanıyı kolaylaştırır” şeklinde konuşuyor.
Meme kanseri şüphesi bulunan hastalarda tanı ve tedavi sürecini de anlatan Yılmaz, “Memede ele gelen bir kitle varsa, iğne aspirasyon biyopsisiyle şüpheli lezyondan örnek alınır ve patoloji sonucuna göre takip planlanır. Tedavi yaklaşımı hastalığın evresine göre değişir. En önemli adım, cerrahi olarak şüpheli lezyonun çıkarılmasıdır. Evre 4 hastalarda uzak metastaz görüldüğünde akıllı ilaçlar, radyoterapi ve kemoterapiyle yaşam süresi uzatılabilir. Ancak temel amaç, hastalık bu aşamaya gelmeden tümörün cerrahi olarak ortadan kaldırılmasıdır. Uygun vakalarda meme koruyucu ameliyatlar tercih edilir ancak 2,5 cm’yi geçmiş lezyonlarda tümörün bulunduğu bölgeye göre cerrahi ameliyat planlanır” diyor.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…